İŞÇİ KARDEŞLİĞİ PARTİSİ (İKP) BAĞIMSIZ ADAYLAR SEÇİM İTTİFAKINDA YOK! .
Eyleme Çağırıyoruz: Libya’ya Karşı Emperyalist Saldırıya Hayır!.
Ergenekon, Balyoz, Devrimci Karargâh ve KCK davaları düşsün, tüm tutuklular serbest bırakılsın!.
8 Mart’a seçim ittifaklarının gölgesi düştü.
Libya: ABD'nin Sadık Müttefiki Kaddafi İpin Ucunda.
ABD'de Genel Grev!.
İşçi Mücadelesinde Sınıf Uzlaşmacılığına Yer Yoktur.
Evet Mısır Halkı Silahlandırılmalı. Ama Nasıl?.
Anayasa paketine HAYIR sunumu.
AKP'nin Anayasa Değişiklik Paketine Neden "Hayır" Diyoruz?.
Anayasa Değişikliği Karşılaştırmalı Tablosu.
HAYDUT SİYONİST DEVLETLE HER TÜRLÜ İLİŞKİYE SON!.
“6 KADIN 6 HİKAYE” ESKİŞEHİR İL ÖRGÜTÜMÜZ 8 MART’I KUTLADI.
19-20 HAZİRAN 2010 AVRUPA KONFERANSI’NA DAVET.
İşçi Kardeşliği Partisi (İKP), TÜRKİYE BİRLEŞİK İŞÇİ PARTİSİ (TBİP) ismini aldı.
Demokrasi Şimdi! Paneli.
TEKEL İşçileri Kazanmalı.
Almanya'dan Tekel İşçilerine Destek.
Kot İşçileri Mecliste.
İstanbul'da Binlerce Kişi TEKEL İşçileri İçin Yürüdü.
Tekel İşçileriyle Dayanışma Grevi.
Kot kumlama işçisine ücretsiz tedavi.
Tekel Direnişçilerinin Haberlerini Çarpıtan ATV Protesto Edildi.
Eskişehir İKP'li Kadınlardan....
4/C DAYATMASINA KARŞI 4/B KANDIRMACASINA İNANMAYALIM!.
Tekel İşçilerinin Direnişi.
Orman işçileri yardımlaşma Dayanışma ve Eğitim Derneği Genel Kurulu Yapıldı.
Tüyü bitmemiş yetim hakkı….
17 Ocak Türk-İş Mitingi Üzerine.
İşten Atmak Yasaklansın Platformu Ankara’da yürüyecek.
Direnen Tekel İşçisine Sahip Çıkalım!.
Kot Kumlama İşçileriyle Dayanışma Komitesi Eskişehir'deydi.
Tekel İşçileri Üşüyor!.
Tekel İşçileri İle Görüşme.
Tekel İşçisi Direnişin Simgesi.
17 Ocak Türk-İş Mitingi Üzerine
Tekel işçilerinin 15 Aralık’ta başlattıkları direnişleri 1 ayı aşkın süredir devam ediyor. Abdi İpekçi’den Türk-İş önüne gelinen süreçte türlü badireler ve zorluklardan alnının akıyla çıkan tekel işçileri, aynı kararlılıkla mücadelelerini sürdürüyorlar. Mücadelelerinin tekel işçilerine öğrettiklerinin sendika yöneticilerinin ufkunu zorlamaya, rahatlarını bozmaya başladığını söylemek durumundayız. Yıllardır sorunu masada ‘çözmeye’ alışkın yöneticilerin sağduyulu tutumları bugün artık tekel işçileri tarafından sorgulanıyor. Meydanlara işçileri toplama zahmetine giren (aslında zorunda kalan) Mustafa Kumlu, işçilerin genel grev haykırışları karşısında buz kesiyor. Mücadeleye mesafeli duruşunu baştan itibaren gösteren Kumlu’nun 17 Ocak’taki konuşmasıyla yaptıklarını karşılaştırarak değerlendirelim.
- Tekel’de sigara fabrikalarının özelleştirilmesi sürecinde diğerlerinde olduğu gibi ses çıkarmadı. 2008 Şubat’ında tekel işçileri Ankara’da özelleştirmeleri protesto ederken, tazyikli suyla püskürtülürken dut yemiş bülbül olan Kumlu, 17 Ocak’ta şakıyor. Hükümete seslenerek ‘özelleştirmeleri durdur’ diyor. Özelleştirmeler, şeker fabrikaları da elden çıkarılınca zaten kendiliğinden duracak. Satılacak fabrika mı kaldı da durdur diyorsun.
- Taşeronlaşmaya ilişkin kılını kıpırdatmayarak taşeronluk sisteminin yaygınlaşmasına hizmet etti. Bırakın sendikalı olmayı sigortalı çalışmak bile artık çok daha zor. İşçi sağlığı ve iş güvenliği hiçe sayıldı. Tersanelerde bunun mağduru onlarca işçi hayatını kaybetti. Ülkemizin yüz karası olan silikozis hastalığı peydah oldu. Kot kumlama işçilerinin hayatları mahvoldu. Bunlara ilişkin hangi mücadeleyi yürüttünüz? Siz daha Tekel işçileri ve itfaiye işçilerinin mücadelesine bile yeterince destek vermezken bol keseden 17 Ocak’ta konuşuyorsunuz.
- Patronların örgütüyle yan yana ekonomiye can verin kampanyaları yaparken hangi yüzle işsizliğin önlenmesi çağrısı yapıyorsunuz. Patron örgütleri ile yan yana kampanyalar yaparken tedirgin değilsiniz ama tekel işçilerinden tedirginsiniz.
- Sahi 4-C uygulaması yeni mi icat oldu da şimdi karşı çıkıyorsunuz?
Kumlu ve hempaları Tekel işçilerinin mücadelesini ne kadar sahiplendiğini daha önceki aldıkları kararlarda da belli etmişlerdi. 4 haftaya yayılan eylem programı, her Cuma 1 saatle başlayıp birer saat artacak iş bırakma ve AKP önünde basın açıklaması kararı başka türlü nasıl yorumlanabilir. Kaldı ki Cuma günü yapılan iş bırakma eyleminin de ne kadar yapıldığı ortada. Bütün bunlara rağmen yılmayan işçiler Türk-İş’i daha fazlasını yapmaya zorluyor. 17 Ocak Türk-İş çağrısıyla yapılan miting bunun sonucudur. On bin Tekel işçisi diğer on binlerin eşliğinde Türk-İş başkanının genel grev çağrısı yapmasını beklediler, slogan attılar. Ne var ki kürsüdeki zatı muhteremin gözleri görmedi, kulakları duymadı, dili söylemeye varmadı. Sessiz ve tedirgin bir şekilde alanı terk etti. Tekel işçileri, hükümete seslenip çağrı yaparak duymasını isteyen Türk-İş başkanının bu davranışını protesto ederek kürsüye çıktılar. Bir de oradan seslerini duyurmaya çalıştılar. Ne garip işçiler Türk-İş başkanına, Türk-İş başkanı hükümete sesini duyurmaya çalışıyor. İşçilerin sesini duymayan Kumlu hükümete neyi duyuracak acaba! Bir başka deyişle işçilerin örgütünde işçilerin sesini duymayan bir konfederasyon başkanının olması garip değil mi? Tekel işçilerinin mücadelesi devam edip genişlediği noktada, duymayanlar görünmez olmaya, yok olmaya mahkûm olacaklardır. Mustafa Kumlu ve hempaları karar vermelidir:
Ya genel greve ya da AKP’ye!










