“Savaşta değil tersanede öldüler”
11 gün içinde 5 işçinin iş kazasında (cinayetinde) yaşamını yitirdiği Tuzla tersanelerinde işçiler mücadelelerini yükseltiyor.
Günde 12 saat bazen mesai ile birlikte 15 gün çalıştırılan ve 20 bini aşkın işçiden sadece 5 bininin sigortalı olduğu Tuzla tersane işçileri son ölümlerden sonra mücadelelerini yükseltti.
Bölgede çeşitli eylemlerle sesini duyurmaya çalışan işçiler Tersane İşçileri Birliği Derneği öncülüğünde Galatasaray’da bir de yürüyüş gerçekleştirdi. En basit koruyucu önlemlerle engellenebilecek ölümlerden gözleri daha fazla kâr hırsından başka bir şey görmeyen patronlar ve hiçbir denetim yapmayan devlet kuruluşları sorumludur.
İş kazaları sadece Tuzla Tersanesi işçilerinin değil bütün Türkiye işçi sınıfının sorunudur.
Çünkü Türkiye iş kazalarında dünya rekorları kıran bir ülke. SSK kayıtlarına göre 2005 yılında 73 bin 923 iş kazası oldu ve tam 1.096 işçi bu kazalarda öldü, binlerce işçi ise yaralandı.
Türkiye ekonomisinin güya ilerlediği, “demokrasi” nin ise bazılarınca en parlak çağında! olduğunu söylediği Türkiye’de gerçek aslında bambaşka.
Bu gerçek işçilerin ve diğer emekçilerin sendikal, sosyal ve siyasal olarak örgütsüzlüğü, bir güç ve bir taraf olarak fiiliyatta yokluğudur. Ve tam da bu nedenle bahsedilen “demokrasi” patronların “özgürce” kâr etme yarışmasından başka bir şey değil.
