
İşçi Forumu
Sınıf Haberleri
Kocaeli'nde işçilere polis saldırdı
Türk-İş'e bağlı Belediye-İş sendikasına üyeyken, Hak-İş'e bağlı Hizmet İş'e geçme yolunda baskı...
Türk-İş eylemlere başladı
Hükümet ve Türk-İş arasında süren TİS görüşmelerinde hükümetin yüzde 3 + yüzde 4 zam dayatması...
KESK Türk-İş eylemlerini desktekleyecek
KESK'ten 4 Temmuz günü yapılan açıklamaya göre, konfederasyon Türk-İş'in eylem kararının arkasında....
4 milyon işsizin yüzde 10'u fondan yararlanıyor
Tez-Koop İş sendikası genel başkanı Gürsel Doğru, "Yaklaşık 4 milyon işsizin yüzde 10’u işsizlik...
"Çalışanlar köleleştirilmek isteniyor"
Çelik-İş Sendikası Kayseri Şube Başkanı Yunus Değirmenci, Özel İstihdam Büroları...
E-Bülten'e Kaydolun
Aboneliğinizi iptal etmek veya profilinizi düzenlemek için buraya tıklayın.
KESK'e Saldırı Hükümetin Barış ve Kardeşliğe Saldırısıdır!
Gözaltına Alınan 35 KESK Yöneticisi ve Üyesi Derhal Serbest Bırakılsın!
28 Mayıs perşembe günü KESK’e karşı neredeyse ülke çapında girişilen ve sonuçta 35 kişinin gözaltına alınmasıyla sürdürülen operasyon, AKP hükümetinin ve onun emrindeki güvenlik güçlerinin açık bir provokasyonudur. Bu provokasyonun hedefi barış ve kardeşliktir. Seçim sonuçlarını bir türlü hazmedemeyen AKP hükümeti, bunun intikamını KESK gibi 350 bin üyeli bir demokratik kitle örgütünün eski-yeni yöneticilerinden almaya çalışmaktadır.
KESK’e yönelik olarak gerçekleştirilen bu operasyon Erdoğan hükümetinin hem barışa ve kardeşliğe hem de işçi haklarına nasıl düşman olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. KESK gibi kamu çalışanı konfederasyonları da, Türk-İş ve DİSK gibi işçi konfederasyonları da sonuçta bu memleketi meydana getiren çeşitli farklı halklardan insanları bünyelerinde bir araya getirerek kardeşliğe ve barışa hizmet etmektedirler. İşte bu yüzden bunların yöneticilerine yapılan baskılar sadece emekçi düşmanlığının değil aynı zamanda barış ve kardeşlik düşmanlığının da ifadesidir.
İşçi Kardeşliği Partisi olarak gözaltına alınmış bulunan bütün KESK yöneticilerinin ve üyelerinin derhal serbest bırakılmasını talep ediyor ve bütün işçi örgütlerine bu talebi birlikte haykırmaları çağrısında bulunuyoruz.
“Silikozis Hastalığı ve Kot Kumlama” Paneli
Ankara Emek ve Meslek Örgütleri Platformu (AEMÖP) tarafından “Silikozis Hastalığı ve Kot Kumlama” konulu panel 16.05.09 tarihinde TAKSAV da gerçekleştirildi. Kot kumlama işçileri ile dayanışma komitesinin de destek verdiği panelde Kot kumlama işçisi İbrahim KAYA, Avukat Tanzer GÜVEN, Ankara Tabip Odasından İşyeri Hekimi Dr.Celal Emiroğlu,
DİSK Ankara Bölge Temsilciliği’nden Perihan Sarı yaklaşık 20’şer dakikalık sunum yaptılar. Panelde kot kumlama işi, silikozis hastalığı, komitenin faaliyetleri ve sendikaların bakış açıları konuşuldu. Sunumun ardından konuşmacılara soruların sorulması ve akabinde yanıtların alınmasından sonra panel sona erdi. 2 saat süren panelde öne çıkan konu meslek hastalıklarının bir bütün olarak ele alınması, sendikalar ve meslek örgütlerinin buna yönelik çalışmaları sürekli kılarak kurumsallaştırmaları gerektiği (komisyon, platform veya enstitü vb. formlar olabilir) kot kumlama işçilerinin mücadelesi ve komitenin faaliyetlerinin bu yolda önemli bir örnek teşkil ettiğinin belirtilmesi olarak özetlenebilir. Panele katılımın az olması (yaklaşık 30 kişi) bu konudaki duyarlığın desteğe dönüşmesi için çalışmaların devam ettirilmesi gerçekliğini bir kez daha ortaya koymuştur. Panel yöneticisi ve aynı zaman da platform sözcüsü Ankara Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Ramazan PEKTAŞ, platformun bundan sonraki süreçte de kot kumlama işçilerinin mücadelesinin yanında olacağını çeşitli etkinliklerle katkılarını sunacaklarını söyledi.
Eskiehir'de 1 Mayıs
Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Eskişehir’de de emekçiler 1 Mayıs alanlarındaydı. Özellikle ekonomik krizin kendini daha fazla hissettirdiği bir dönemde 1 Mayıs 2009 işçi-emekçiler için daha da anlam kazandı. İşçi sendikaları tam da birlik olmaları gereken bu süreçte daha çok ayrışmaya hizmet ettiler ne yazık ki. İstanbul’da yaşanan Taksim-Kadıköy ayrışmasının bu sene birçok ilde farklı biçimlerde yaşanmış olması geleceğimiz açısından oldukça tehlikeli bir duruma işaret etmektedir. Eskişehir’de de Türk-İş ile Disk arasında 1 Mayıs öncesi böyle bir gerilim yaşandı. Özellikle Türk Metal sendikasının Disk’i dışlayan tutumu neredeyse Eskişehir’de iki ayrı 1 Mayıs eylemine yol açıyordu. Disk’in düzenleme kurulunda yer almamasıyla çözülen krizin yansımaları 1 Mayıs alanında da devam etti. Türk İş ve KESK’in önderliğinde gerçekleştirilen kutlamalarda tatil olmasına ve Eskişehir’de yirmi binin üzerinde işçi işten çıkarılmış olmasına rağmen meydandaki kalabalığın geçen seneden çok farklı olmaması düşündürücüydü. Sendikacıların, yaptıkları bu kavganın ne kadar anlamsız olduğunu anlamaları da sanırız bu gerçekle yüzleşmelerine bağlı.
Eskişehir’de İşçi Kardeşliği Partisi “Ya İşçi-Yoksul Köylü Hükümeti; Ya Kıyamet” pankartıyla alandaydı. İKP’li emekçiler ve gençler yürüyüş boyunca “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek”, “İşçiler birleşin iktidara yerleşin”, “ Kot taşlama işçisi yalnız değildir” sloganlarını attılar.






